Böbrek Taşı Çeşitleri Kalsiyum Taşları (Tüm Taşların yakl. %75’i)

Kalsiyum başka bir mineral ile birleştiği zaman çözünemeyen kristaller oluşur, bunlar sıklıkla kalsiyum oksalat ya da kalsiyum fosfat yapısındadır. Bu taşlar röntgen filminde tipik olarak görülebilir. Genellikle bu taşların oluşum sebepleri bulunamaz, ancak hiperparatirodi, bazı kilo verdirme cerrahileri ve böbrek hastalıklarının bazı tipleri bu taşların oluşumuna yol açabilir(bkz taş oluşuna neden olan faktörler).  Taş oluşunu engellemek ve/veya tekrarı azaltmak için takip ve tedavi uygulanmalıdır.  Takip ve etkili tedavi yapılmazsa tekrarlama oranı bu taşlarda 1.yıl sonunda  %10; 5. yılda %50,  10. Yılda ise yaklaşık  70 oranındadır. Yani her 2 kişiden 1 tanesinde taş 5 yıl sonra tekrarlamaktadır.

Ürik Asit Taşları (Tüm Taşların yakl. %11’i)

Genellikle yüksek proteinli diyet (aşırı kırmızı et tüketimi) , obesite veya gut hastalarında oluşurlar. Tipik olarak, bu taşlar asidik idrarda (pH 5-6) oluşurlar ve direkt grafide izlenemezler. Bunlar idrarda kristal üretirler, tek başına veya diğer taş tipleri ile birlikte olabilirler.

Sistin Taşları

Bu nadir görülen tip, b(Tüm Taşların yakl. %2-5’i) Böbrekteki kalıtsal aminoasit taşınma hatasına bağlı olarak taş hastalarının yaklaşık %1’inde görülür. Çocuklarda da sistin taşları metabolik bozukluğun bir işareti olarak görülmektedir. Hasta kişinin idrarında taş oluşturacak şekilde kümeleşen sistin kristalleri aşırı miktarda bulunur. Etkilenmiş hastalar genellikle gençtir ve hayatları boyunca tekrarlayan böbrek taşları oluştururlar. Uzun dönem tedavisinde taşların tekrarlamasını engellemek için yakın takip, eğitim, diyet değişiklikleri, sıvılar ve bazen ilaçlar önerilir.

Sitruvit Taşları (Enfeksiyon taşları) (Tüm Taşların yakl. %10-12s’i)

Bu taşlar böbrek boşaltım sistemi içinde tam bir taş kalıbı oluşturmak üzere hızla büyüyebilirler. Genellikle, hızlı taş oluşumuna ortam hazırlayan idrar yolu enfeksiyonları ile ilişkilidir. İlerleyen süreçte büyüyen taş çok büyük boyutlara ulaşabilir. Eğer tedavi edilmezse kronik enfeksiyon ve böbrek hasarına yol açabilir ve ölümle sonuçlanabilir.